Mardin Kalesi
Şehre tepeden bakan “Kartal Yuvası”: Mardin silüetinin tacı ve Mezopotamya’ya açılan en geniş seyir noktası.
Kayaya oyulmuş nekropolü ve dev su sarnıçlarıyla “Mezopotamya’nın Efes’i”; Mardin’in en etkileyici antik alanı.
Mardin’in yaklaşık 30 km güneydoğusunda, Oğuz köyünün içine ve çevresine yayılmış Dara Antik Kenti, Türkiye’nin en çarpıcı arkeolojik alanlarından biridir. “Mezopotamya’nın Efes’i” benzetmesi iddialı görünebilir; kayaya oyulmuş galerilere indiğinizde neden hak edildiğini anlarsınız.
Dara, 6. yüzyıl başında Doğu Roma (Bizans) İmparatoru Anastasius tarafından, Sasani sınırına karşı güçlü bir garnizon kenti olarak kurulmuş; adını da bir dönem Anastasiopolis olarak taşımıştır. Roma-Sasani savaşlarının kilit sahnelerinden olan kent, surları, su sistemleri ve kamu yapılarıyla dönemin mühendislik gücünü sergiler.
Özel araçla Mardin merkezden yaklaşık 35-40 dakika sürer; Oğuz köyü yönüne minibüsler ve günübirlik turlar da vardır. Aynı günü Deyrulzafaran Manastırı ile birleştirmek en verimli plandır — hazır plan için rota sayfamıza bakın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!
Şehre tepeden bakan “Kartal Yuvası”: Mardin silüetinin tacı ve Mezopotamya’ya açılan en geniş seyir noktası.
Süryani Ortodoks geleneğinin kadim merkezi: asırlarca patriklik makamına ev sahipliği yapan, safran söylenceli manastır.
Su havuzlu avlusu ve görkemli taç kapısıyla Mardin taş işçiliğinin zirvesi; şehrin en huzurlu köşelerinden.
Dilimli kubbeleri Mardin silüetine damga vuran Sultan İsa Medresesi; avlusundan ovaya uzanan meşhur manzarasıyla.