Mardin Ulu Camii
Eski şehrin kalbindeki Artuklu camisi; dilimli minaresi çarşının her yerinden görünen zarif bir pusula gibidir.
Şehre tepeden bakan “Kartal Yuvası”: Mardin silüetinin tacı ve Mezopotamya’ya açılan en geniş seyir noktası.
Eski şehrin üzerinde, sarp kayalığın tepesinde yükselen Mardin Kalesi, kentin her fotoğrafında görünen taçtır. “Kartal Yuvası” lakabı boşuna değildir: kale, ovadan yaklaşık bin metre yüksekte, yalnızca kuşların kolayca ulaştığı bir konumdadır.
Kayalık tepenin savunma amaçlı kullanımı antik çağlara dek uzanır; bugün görülen surların önemli bölümü ise ortaçağ dokusunu taşır ve Artuklu döneminde şehirle birlikte güçlendirilmiştir. Kale; Roma, Bizans, Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı dönemleri boyunca el değiştirmiş, kuşatmalara sahne olmuş, söylencelere göre çoğu zaman ancak hileyle düşürülebilmiştir — bu anlatıları efsaneler yazımızda derledik.
Kalenin üst bölümüne çıkış, güvenlik ve koruma gerekçesiyle dönem dönem kısıtlanabilmektedir; güncel durumu gitmeden önce teyit edin. Etek yolundaki seyir noktaları ise her zaman erişilebilirdir ve fotoğraf için fazlasıyla yeterlidir. Yürüyüş için rahat ayakkabı önerilir; yaz aylarında öğle sıcağından kaçının.
Kale eteklerinden aşağı inerken Zinciriye Medresesi’ne uğrayın; kubbeler-kale-ova üçlüsü, Mardin’in imza karesidir. Yürüyüşün devamını görülmesi gereken 10 yer listesiyle planlayabilirsiniz.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!
Eski şehrin kalbindeki Artuklu camisi; dilimli minaresi çarşının her yerinden görünen zarif bir pusula gibidir.
Dilimli kubbeleri Mardin silüetine damga vuran Sultan İsa Medresesi; avlusundan ovaya uzanan meşhur manzarasıyla.
Su havuzlu avlusu ve görkemli taç kapısıyla Mardin taş işçiliğinin zirvesi; şehrin en huzurlu köşelerinden.
Süryani Ortodoks geleneğinin kadim merkezi: asırlarca patriklik makamına ev sahipliği yapan, safran söylenceli manastır.